AllegroCrescendo
Kayıtlı Kullanıcı
Exxen, Türkiye'nin dijital yayıncılık ekosisteminde kendi yolunu çizen, Acun Ilıcalı'nın kurucusu olduğu bir platform. 2021 yılında yayın hayatına başlamasına rağmen kısa sürede Türk dizi sektörünün en iddialı oyuncularından biri haline geldi. Netflix, BluTV ve Amazon Prime gibi küresel devlerle rekabet etmek yerine, tamamen yerli izleyiciye odaklanan bir içerik stratejisi geliştirdi. Bu strateji, yalnızca yapım kalitesiyle değil, aynı zamanda yayıncılık modelindeki yenilikçi yaklaşımlarla da dikkat çekiyor. Türk dizi izleyicisinin alışkanlıkları, geleneksel televizyonun doygunluğu ve dijital platformlara olan güvenin artması, Exxen'in yükselişinin arkasındaki temel dinamikler olarak sıralanabilir.
Platformun en büyük farklılaşma noktası, yalnızca dizi yayınlamak yerine bir yaşam tarzı ve eğlence ekosistemi kurmaya çalışması. Exxen'de yalnızca kurgusal diziler değil; reality şovlar, spor yayınları, belgeseller ve özel programlar da yer alıyor. Bu çeşitlilik, dizilerin konumlandırılmasını da etkiliyor. Örneğin, "Gibi" gibi bir komedi dizisi ile "Kıyma" gibi bir aksiyon yapımı, aynı çatı altında farklı kitlelere hitap edebiliyor. Bu da Exxen dizilerinin geniş bir izleyici kitlesine, farklı beğeni gruplarına hitap edebilme kapasitesini gösteriyor. Üstelik yapımların büyük bölümü, geleneksel televizyonun sansür ve reyting kaygısından uzakta, daha özgür bir alanda kurgulanıyor.
Türk dizi kültürünün dijital platformlara taşınmasında Exxen'in rolü, sadece içerik üretimiyle sınırlı değil. Aynı zamanda yeni yeteneklerin keşfi ve yapımcılık anlayışının dönüşümünde de önemli bir ivme kazandırdı. Dizilerin bölüm süreleri, sezon sayıları ve karakter gelişimleri, platformun veriye dayalı karar mekanizmalarıyla şekilleniyor. İzleyici geri bildirimleri ve izlenme verileri, senaristlerin ve yönetmenlerin çalışma biçimini de yeniden tanımlıyor. Bu yazıda, Exxen Türk dizileri denince akla gelen başarılı yapımlardan yayıncılık stratejilerine, izleyici alışkanlıklarından gelecek trendlerine kadar kapsamlı bir yolculuğa çıkacağız.
Exxen, dijital yayıncılık alanında faaliyet gösteren bir OTT (Over-The-Top) platformudur. Bu, içeriğin internet üzerinden doğrudan izleyiciye ulaştırıldığı bir sistemdir. Geleneksel televizyon yayıncılığından farklı olarak; kullanıcı, içeri
ği izlemek için belirli bir saatte ekran başında olmak zorunda değildir; dilediği an, dilediği cihazda içeriğe erişebilir. Bu esneklik, özellikle yoğun iş temposuna sahip şehirli izleyicinin hayatına doğrudan hitap ederken, Exxen gibi platformların da geleneksel televizyonun bölüm sürelerinden ve reklam kuşaklarından bağımsız hareket etmesini sağlar. Temel kavram olarak "binge-watching" yani arka arkaya izleme alışkanlığı, Exxen dizilerinin sık sık bir sezonunun tamamının aynı anda yayınlanmasıyla güçlenmiştir.
Exxen dizilerini tanımlayan bir diğer önemli kavram ise "showrunner" modelinin Türkiye'deki karşılığı olarak nitelendirilebilecek yapımcı-yazar bütünlüğüdür. Pek çok yapımda senarist ve yönetmenin söz hakkı, platformun algoritmik önerileriyle iç içe geçer. Bu durum, içeriğin yalnızca sanatsal bir ürün değil, aynı zamanda veriye dayalı bir ticari strateji olduğunu gözler önüne serer. Örneğin bir dram dizisinin karakter gelişimi, izleyicinin en çok izlediği sahnelerin analiz edilmesiyle yeniden şekillendirilir. Bu, Türk dizi sektörünün alışık olmadığı ama dijital dünyanın olmazsa olmazı hale gelmiş bir yaklaşımdır.
Exxen, kurulduğu günden bu yana yayıncılık stratejisini iki temel üzerine inşa etti: birincisi "içeriği üreten izleyicinin yanında olmak", ikincisi ise "her zevke hitap eden geniş bir portföy sunmak". Geleneksel televizyonda prime time kavramı hayatiyken, Exxen'de bu kavramın anlamı yoktur. Akşam saat sekizde yayınlanan bir dizi, gece üçte de aynı ilgiyle izlenebilir. Bu da dizilerin içerik kurgusunu doğrudan etkiler; sahne geçişleri, bölüm sonu merak unsurları ve hikayenin ritmi, televizyon kuşağından bağımsız olarak tasarlanır.
Geleneksel televizyonda reyting ölçümleri, belirli bir örneklem grubunun alışkanlıklarına dayanırken Exxen, milyonlarca kullanıcının dijital ayak izlerini işler. Hangi sahnede izleyicinin sıkıldığı, hangi bölümün yeniden izlendiği, hangi karakterin daha çok arandığı gibi veriler, yapımcıların bir sonraki sezon kararlarını doğrudan etkiler. Bu veriye dayalı strateji, "Kıyma" gibi aksiyon dizilerinin sahne uzunluklarının ortalama yedi dakikayı geçmemesine, "Gibi" gibi komedilerde ise diyalogların doğaçlamaya ne kadar yer verileceğine kadar ince detaylarda kendini gösterir.
Exxen'in geleneksel televizyondan bir diğer farkı da reklamsız deneyim sunması. Kullanıcı, abone olduğu pakete göre içerikleri hiçbir reklamla karşılaşmadan izler. Bu durum, yapımların sürelerini ve anlatım temposunu özgürleştirir. Televizyonda bir bölüm genellikle 120 dakikalık bir kuşakta 85-90 dakikalık içerikle doldurulurken, Exxen dizileri kendi doğal süresini kendisi belirler. Bu yüzden bazı yapımlar 30 dakikada biterken, bazıları 60 dakikanın üzerine çıkabilir.
Exxen denilince ilk akla gelen yapım şüphesiz "Gibi"dir. Feyyaz Yiğit'in yarattığı bu absürt komedi, kısa sürede kült statüsüne ulaştı ve sosyal medyada en çok konuşulan Türk dizilerinden biri haline geldi. Dizinin her bölümü, milyonlarca kez izlenmenin ötesinde, izleyicilerin kendi aralarında referans gösterdiği replikler üretti. Bu durum, Exxen'in dijital stratejisiyle mükemmel bir uyum içindedir; çünkü "Gibi" gibi yapımlar, geleneksel televizyonun sansür ve genel izleyici kaygısıyla üretimi pek mümkün olmayan işlerdir.
Aksiyon türünde ise "Kıyma" öne çıkar. Başrolünde Erkan Kolçak Köstendil'in oynadığı dizi, gerek dövüş sahnelerindeki gerçekçilik gerekse karanlık atmosferiyle sektörde farklı bir çıta belirledi. Dizinin çekim teknikleri ve koreografileri, Türk televizyon dizilerinde alışık olmadığımız sinematik bir dile sahiptir. İzleyici yorumları, özellikle aksiyon sahnelerinin Avrupa ve Amerika yapımlarıyla yarışabilecek düzeyde olduğunu sıklıkla dile getirir.
Komedi tarafında ise "Hay Sultan" ve "Bursa Bülbülü" gibi yapımlar, yerel mizah anlayışını dijital platforma taşıyan örneklerdendir. Bu diziler, geleneksel televizyondaki skeç mantığını modern anlatımla birleştirerek geniş bir izleyici kitlesine ulaşır. Öte yandan dram ve gerilim türünde de Exxen'in iddialı işleri bulunur; özellikle psikolojik gerilim temalı yapımlar, izleyicinin zekasına hitap eden kurgularıyla takdir toplar. İzleyici etkileşimi açısından Exxen, yalnızca yayınlamakla kalmaz; yapımların sosyal medya hesaplarını aktif biçimde yönetir, oyuncularla canlı yayınlar düzenler ve hayran kitlelerinin taleplerini bir sonraki sezon kararlarına yansıtır.
Türk televizyon dizilerinde bölüm başına maliyet, genellikle 1 ila 2 milyon TL arasında değişirken Exxen, iddialı projelerinde bu rakamın çok daha üzerine çıkar. Özellikle "Kıyma" gibi aksiyon ağırlıklı yapımlarda özel efekt, dublör ve set ekipmanlarına yapılan yatırım dikkat çeker. Bu bütçeler, dizinin görsel kalitesine doğrudan yansır; mekan seçimleri, kostüm tasarımları ve ışık kullanımı, sinema standardına yaklaşır.
Yapım kalitesinde dikkat edilen bir diğer nokta da ses tasarımıdır. Exxen yapımlarında çevresel ses kayıtlarına ve diyalogların frekans dengesine büyük önem verilir. Bunun nedeni, kullanıcıların büyük bir kısmının içerikleri telefon ya da tablet gibi cihazlardan kulaklıkla izlemesidir. Bu izleme alışkanlığı, dizilerdeki fısıltıyla söylenen diyalogların, müziklerin ve sessizliklerin dahi özel olarak tasarlanmasını zorunlu kılar.
Bütçe yönetiminin bir diğer ayağı da pazarlama harcamalarıdır. Exxen, yeni bir dizi tanıtımı için televizyon reklamlarından çok sosyal medya ve influencer iş birliklerine yatırım yapar. YouTube tanıtımları, Instagram hikayeleri ve Twitter etkileşimleri, yapımların bilinirliğini artırmada ana kanal olarak kullanılır. Bu sayede geleneksel medyadaki dev reklam bütçelerinin bir kısmı, içerik üretimine aktarılır ve dizinin kendisi daha yüksek bir kaliteyle ortaya çıkar.
Türk televizyonlarında RTÜK'ün denetimleri, dizilerin içerik üretiminde belirleyici bir role sahiptir. Küfürün ayıklanması, alkol ve sigara kullanımının gizlenmesi, şiddet sahnelerinin yumuşatılması gibi uygulamalar, televizyon yapımlarının doğallığını sıklıkla kısıtlar. Exxen ise dijital bir platform olarak bu denetimlerin dışında bir alanda faaliyet gösterir. Bu, yaratıcı ekiplerin çok daha özgür bir çalışma ortamına sahip olmasını sağlar.
Bu özgürlük, yalnızca argo ya da cinsellik gibi konularda değil; hikayenin karanlık taraflarında da kendini gösterir. "Kıyma" gibi yapımlar, karakterlerin ahlaki ikilemlerini ve şiddetin estetikleştirilmemiş halini ekrana getirirken; "Gibi" gibi işler toplumsal tabuları mizahın süzgecinden geçirerek ele alır. Bu cesur yaklaşım, sektördeki birçok yazar ve yönetmenin Exxen'i tercih etmesinin başlıca sebebi olarak gösterilir.
Elbette bu özgürlüğün de kendine özgü sorumlulukları vardır. Dijital platformlar da yürürlükteki yasalara tabidir; ancak içeriklerin yaş sınırı etiketleriyle ayrıştırılması, izleyicinin kendi tercihini yapabilmesine olanak tanır. Exxen, bu noktada ebeveyn kontrolü sistemlerini geliştirmiş ve 18 yaş altı kullanıcıların erişimini kısıtlayan profiller sunmuştur. Bu sayede yaratıcı özgürlük ile toplumsal sorumluluk arasında dengeli bir çizgi kurulmaya çalışılmaktadır.
Türkiye dijital platformlar pazarında Netflix uzun süre lider konumdayken, BluTV ve Exxen gibi yerli oyuncular bu pazara ciddi yatırımlar yaptı. Exxen'in en büyük kozu, yerel izleyicinin kültürel kodlarına hâkim olmasıdır. Netflix'in küresel formatları, Türk izleyicisine her zaman aynı sıcaklıkta dokunmayabilir; Exxen ise tam da bu boşluğu doldurmak için tasarlanmış bir platformdur. Yerli dizi sekt
örünün köklü geçmişi, deneyimli oyuncuları ve hikâye anlatıcılığındaki ustalığı, Exxen'in içeriklerinde kendine sağlam bir zemin bulur. Netflix'in geniş kataloğu ve global yapım desteği karşısında Exxen, daha çok "hızlı üretim" ve "gündemi yakalama" becerisiyle öne çıkar. Bir konu sosyal medyada trend olduğunda, Exxen'in bu konuyu ele alan bir dizi ya da program geliştirme süresi, yabancı rakiplerin çok daha önünde olabilir.
Rekabetin bir diğe
Platformun en büyük farklılaşma noktası, yalnızca dizi yayınlamak yerine bir yaşam tarzı ve eğlence ekosistemi kurmaya çalışması. Exxen'de yalnızca kurgusal diziler değil; reality şovlar, spor yayınları, belgeseller ve özel programlar da yer alıyor. Bu çeşitlilik, dizilerin konumlandırılmasını da etkiliyor. Örneğin, "Gibi" gibi bir komedi dizisi ile "Kıyma" gibi bir aksiyon yapımı, aynı çatı altında farklı kitlelere hitap edebiliyor. Bu da Exxen dizilerinin geniş bir izleyici kitlesine, farklı beğeni gruplarına hitap edebilme kapasitesini gösteriyor. Üstelik yapımların büyük bölümü, geleneksel televizyonun sansür ve reyting kaygısından uzakta, daha özgür bir alanda kurgulanıyor.
Türk dizi kültürünün dijital platformlara taşınmasında Exxen'in rolü, sadece içerik üretimiyle sınırlı değil. Aynı zamanda yeni yeteneklerin keşfi ve yapımcılık anlayışının dönüşümünde de önemli bir ivme kazandırdı. Dizilerin bölüm süreleri, sezon sayıları ve karakter gelişimleri, platformun veriye dayalı karar mekanizmalarıyla şekilleniyor. İzleyici geri bildirimleri ve izlenme verileri, senaristlerin ve yönetmenlerin çalışma biçimini de yeniden tanımlıyor. Bu yazıda, Exxen Türk dizileri denince akla gelen başarılı yapımlardan yayıncılık stratejilerine, izleyici alışkanlıklarından gelecek trendlerine kadar kapsamlı bir yolculuğa çıkacağız.
Temel Kavramlar ve Tanım
Exxen, dijital yayıncılık alanında faaliyet gösteren bir OTT (Over-The-Top) platformudur. Bu, içeriğin internet üzerinden doğrudan izleyiciye ulaştırıldığı bir sistemdir. Geleneksel televizyon yayıncılığından farklı olarak; kullanıcı, içeri
ği izlemek için belirli bir saatte ekran başında olmak zorunda değildir; dilediği an, dilediği cihazda içeriğe erişebilir. Bu esneklik, özellikle yoğun iş temposuna sahip şehirli izleyicinin hayatına doğrudan hitap ederken, Exxen gibi platformların da geleneksel televizyonun bölüm sürelerinden ve reklam kuşaklarından bağımsız hareket etmesini sağlar. Temel kavram olarak "binge-watching" yani arka arkaya izleme alışkanlığı, Exxen dizilerinin sık sık bir sezonunun tamamının aynı anda yayınlanmasıyla güçlenmiştir.
Exxen dizilerini tanımlayan bir diğer önemli kavram ise "showrunner" modelinin Türkiye'deki karşılığı olarak nitelendirilebilecek yapımcı-yazar bütünlüğüdür. Pek çok yapımda senarist ve yönetmenin söz hakkı, platformun algoritmik önerileriyle iç içe geçer. Bu durum, içeriğin yalnızca sanatsal bir ürün değil, aynı zamanda veriye dayalı bir ticari strateji olduğunu gözler önüne serer. Örneğin bir dram dizisinin karakter gelişimi, izleyicinin en çok izlediği sahnelerin analiz edilmesiyle yeniden şekillendirilir. Bu, Türk dizi sektörünün alışık olmadığı ama dijital dünyanın olmazsa olmazı hale gelmiş bir yaklaşımdır.
Exxen'in Yayıncılık Stratejisi ve Geleneksel Televizyondan Farkları
Exxen, kurulduğu günden bu yana yayıncılık stratejisini iki temel üzerine inşa etti: birincisi "içeriği üreten izleyicinin yanında olmak", ikincisi ise "her zevke hitap eden geniş bir portföy sunmak". Geleneksel televizyonda prime time kavramı hayatiyken, Exxen'de bu kavramın anlamı yoktur. Akşam saat sekizde yayınlanan bir dizi, gece üçte de aynı ilgiyle izlenebilir. Bu da dizilerin içerik kurgusunu doğrudan etkiler; sahne geçişleri, bölüm sonu merak unsurları ve hikayenin ritmi, televizyon kuşağından bağımsız olarak tasarlanır.
Geleneksel televizyonda reyting ölçümleri, belirli bir örneklem grubunun alışkanlıklarına dayanırken Exxen, milyonlarca kullanıcının dijital ayak izlerini işler. Hangi sahnede izleyicinin sıkıldığı, hangi bölümün yeniden izlendiği, hangi karakterin daha çok arandığı gibi veriler, yapımcıların bir sonraki sezon kararlarını doğrudan etkiler. Bu veriye dayalı strateji, "Kıyma" gibi aksiyon dizilerinin sahne uzunluklarının ortalama yedi dakikayı geçmemesine, "Gibi" gibi komedilerde ise diyalogların doğaçlamaya ne kadar yer verileceğine kadar ince detaylarda kendini gösterir.
Exxen'in geleneksel televizyondan bir diğer farkı da reklamsız deneyim sunması. Kullanıcı, abone olduğu pakete göre içerikleri hiçbir reklamla karşılaşmadan izler. Bu durum, yapımların sürelerini ve anlatım temposunu özgürleştirir. Televizyonda bir bölüm genellikle 120 dakikalık bir kuşakta 85-90 dakikalık içerikle doldurulurken, Exxen dizileri kendi doğal süresini kendisi belirler. Bu yüzden bazı yapımlar 30 dakikada biterken, bazıları 60 dakikanın üzerine çıkabilir.
Popüler Exxen Dizileri ve İzleyici Etkileşimleri
Exxen denilince ilk akla gelen yapım şüphesiz "Gibi"dir. Feyyaz Yiğit'in yarattığı bu absürt komedi, kısa sürede kült statüsüne ulaştı ve sosyal medyada en çok konuşulan Türk dizilerinden biri haline geldi. Dizinin her bölümü, milyonlarca kez izlenmenin ötesinde, izleyicilerin kendi aralarında referans gösterdiği replikler üretti. Bu durum, Exxen'in dijital stratejisiyle mükemmel bir uyum içindedir; çünkü "Gibi" gibi yapımlar, geleneksel televizyonun sansür ve genel izleyici kaygısıyla üretimi pek mümkün olmayan işlerdir.
Aksiyon türünde ise "Kıyma" öne çıkar. Başrolünde Erkan Kolçak Köstendil'in oynadığı dizi, gerek dövüş sahnelerindeki gerçekçilik gerekse karanlık atmosferiyle sektörde farklı bir çıta belirledi. Dizinin çekim teknikleri ve koreografileri, Türk televizyon dizilerinde alışık olmadığımız sinematik bir dile sahiptir. İzleyici yorumları, özellikle aksiyon sahnelerinin Avrupa ve Amerika yapımlarıyla yarışabilecek düzeyde olduğunu sıklıkla dile getirir.
Komedi tarafında ise "Hay Sultan" ve "Bursa Bülbülü" gibi yapımlar, yerel mizah anlayışını dijital platforma taşıyan örneklerdendir. Bu diziler, geleneksel televizyondaki skeç mantığını modern anlatımla birleştirerek geniş bir izleyici kitlesine ulaşır. Öte yandan dram ve gerilim türünde de Exxen'in iddialı işleri bulunur; özellikle psikolojik gerilim temalı yapımlar, izleyicinin zekasına hitap eden kurgularıyla takdir toplar. İzleyici etkileşimi açısından Exxen, yalnızca yayınlamakla kalmaz; yapımların sosyal medya hesaplarını aktif biçimde yönetir, oyuncularla canlı yayınlar düzenler ve hayran kitlelerinin taleplerini bir sonraki sezon kararlarına yansıtır.
Yapım Kalitesi ve Bütçe Yönetimi
Türk televizyon dizilerinde bölüm başına maliyet, genellikle 1 ila 2 milyon TL arasında değişirken Exxen, iddialı projelerinde bu rakamın çok daha üzerine çıkar. Özellikle "Kıyma" gibi aksiyon ağırlıklı yapımlarda özel efekt, dublör ve set ekipmanlarına yapılan yatırım dikkat çeker. Bu bütçeler, dizinin görsel kalitesine doğrudan yansır; mekan seçimleri, kostüm tasarımları ve ışık kullanımı, sinema standardına yaklaşır.
Yapım kalitesinde dikkat edilen bir diğer nokta da ses tasarımıdır. Exxen yapımlarında çevresel ses kayıtlarına ve diyalogların frekans dengesine büyük önem verilir. Bunun nedeni, kullanıcıların büyük bir kısmının içerikleri telefon ya da tablet gibi cihazlardan kulaklıkla izlemesidir. Bu izleme alışkanlığı, dizilerdeki fısıltıyla söylenen diyalogların, müziklerin ve sessizliklerin dahi özel olarak tasarlanmasını zorunlu kılar.
Bütçe yönetiminin bir diğer ayağı da pazarlama harcamalarıdır. Exxen, yeni bir dizi tanıtımı için televizyon reklamlarından çok sosyal medya ve influencer iş birliklerine yatırım yapar. YouTube tanıtımları, Instagram hikayeleri ve Twitter etkileşimleri, yapımların bilinirliğini artırmada ana kanal olarak kullanılır. Bu sayede geleneksel medyadaki dev reklam bütçelerinin bir kısmı, içerik üretimine aktarılır ve dizinin kendisi daha yüksek bir kaliteyle ortaya çıkar.
Sansür, Özgürlük ve Yaratıcı Sınırlar
Türk televizyonlarında RTÜK'ün denetimleri, dizilerin içerik üretiminde belirleyici bir role sahiptir. Küfürün ayıklanması, alkol ve sigara kullanımının gizlenmesi, şiddet sahnelerinin yumuşatılması gibi uygulamalar, televizyon yapımlarının doğallığını sıklıkla kısıtlar. Exxen ise dijital bir platform olarak bu denetimlerin dışında bir alanda faaliyet gösterir. Bu, yaratıcı ekiplerin çok daha özgür bir çalışma ortamına sahip olmasını sağlar.
Bu özgürlük, yalnızca argo ya da cinsellik gibi konularda değil; hikayenin karanlık taraflarında da kendini gösterir. "Kıyma" gibi yapımlar, karakterlerin ahlaki ikilemlerini ve şiddetin estetikleştirilmemiş halini ekrana getirirken; "Gibi" gibi işler toplumsal tabuları mizahın süzgecinden geçirerek ele alır. Bu cesur yaklaşım, sektördeki birçok yazar ve yönetmenin Exxen'i tercih etmesinin başlıca sebebi olarak gösterilir.
Elbette bu özgürlüğün de kendine özgü sorumlulukları vardır. Dijital platformlar da yürürlükteki yasalara tabidir; ancak içeriklerin yaş sınırı etiketleriyle ayrıştırılması, izleyicinin kendi tercihini yapabilmesine olanak tanır. Exxen, bu noktada ebeveyn kontrolü sistemlerini geliştirmiş ve 18 yaş altı kullanıcıların erişimini kısıtlayan profiller sunmuştur. Bu sayede yaratıcı özgürlük ile toplumsal sorumluluk arasında dengeli bir çizgi kurulmaya çalışılmaktadır.
Exxen'in Yerli ve Yabancı Rakiplerle Mücadelesi
Türkiye dijital platformlar pazarında Netflix uzun süre lider konumdayken, BluTV ve Exxen gibi yerli oyuncular bu pazara ciddi yatırımlar yaptı. Exxen'in en büyük kozu, yerel izleyicinin kültürel kodlarına hâkim olmasıdır. Netflix'in küresel formatları, Türk izleyicisine her zaman aynı sıcaklıkta dokunmayabilir; Exxen ise tam da bu boşluğu doldurmak için tasarlanmış bir platformdur. Yerli dizi sekt
örünün köklü geçmişi, deneyimli oyuncuları ve hikâye anlatıcılığındaki ustalığı, Exxen'in içeriklerinde kendine sağlam bir zemin bulur. Netflix'in geniş kataloğu ve global yapım desteği karşısında Exxen, daha çok "hızlı üretim" ve "gündemi yakalama" becerisiyle öne çıkar. Bir konu sosyal medyada trend olduğunda, Exxen'in bu konuyu ele alan bir dizi ya da program geliştirme süresi, yabancı rakiplerin çok daha önünde olabilir.
Rekabetin bir diğe